İzmir Depremi Sonrası Yaşanan Travmada EMDR Desteği


30 Ekim 2020'de İzmirde yaşanan 6,9 şiddetindeki deprem , herkesin yüreğini ağzına getirmekle beraber ,pek çok kişide durumla başa çıkma zorluğu ve psikolojik açıdan travmaya sebep oldu. Olay henüz daha çok tazeyken ,evine giremeyerek, uyuyamayarak, her an sallandığını zannederek akut stres tepkisi veren kişi sayısı oldukça fazla.

Olumsuz hayat deneyimleri beynin kimyasını bozabilir. Pandemi dönemi içindeyken üzerine deprem travması yaşanması, beynin arka arkaya oluşan bu travmatik deneyimleri işlemlenmesini zorlaştırabilir. Bu gibi durumlarda algılar, bilişsel inanışlar,olumsuz duygular sinir sisteminde kilitlenip kalırlar. Bu kilitlenme, fiziksel semptomlar yaşanmasına, gündelik hayat konforunun düşmesine,kişinin korku ve kaygı ile baş edememesine neden olabilir. Depremin üzerinden zaman geçmesine rağmen, evde yalnız kalamamak, uykuların bölünmesi, dikkatini gündelik yaşama verememek, deprem anındaki görüntülerin sık sık akla gelmesi,bununla birlikte yaşanan kalp çarpıntısı, bulantı, baş dönmesi, terleme ,üşüme gibi yaşanan bedensel semptomlar, kişinin beyninin travmayı işleyemediğinin göstergesidir.

EMDR tekniği, kişinin baş edemediği bu durumu iyileştirmeye yardımcı olan, etkisi 17 ağustos 1999 İstanbul depreminde de özellikle deprem travması alanında kanıtlanmış önemli bir tekniktir. Gündelik yaşamda kişilerin, "güvende değilim", "hiç bir yer güvenli değil ", "kendimi koruyamam" vb. olumsuz inançlarını EMDR ile nötrleyerek yerine olumlu inançlar yerleştirip , etkili ve hızlı bir şekilde kişilerin hayatlarına devam edebilmeleri sağlanır. İşlenmemiş travmatik anı ağı EMDR ile işlenerek normal hayata geçiş hedeflenir. Duyarsızlaştırma ve yeniden